SIO Automotive IFS Uygulamalarıyla Verimliliğini %100 Artırdı
Oca 1st, 2009 | By ERPHABER | Category: Ana Sponsor-IFS, Başarı Hikayeleri, Haberler, IFS, OtomotivERPHABER - SIO Automotive, üretim planlamasını en yüksek verimlilikle ve maliyetlerini azaltarak gerçekleştirmek, tüm iş süreçlerinde doğru verilerle sağlıklı ve hızlı planlama yapabilmek ve müşteri ilişkilerini güçlendirmek için IFS uygulamalarıyla hayata geçirdiği ERP çözümüne güveniyor. Süspansiyon ve yönlendirme araçları üretiminde bir sektör lideri olan ve üretiminin %96’sını başta Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri olmak üzere 42 ülkeye ihraç eden SIO Automotive, ürün yelpazesini sürekli geliştirerek müşterilerine lojistik bir akış sağlıyor. Otomotiv sektöründe yedek parça ithal eden ilk 100 şirket arasında yer aldığı için Türkiye İhracatçılar Birliği tarafından ödüllendirilen SIO Automotive, üretim planlamasını en yüksek verimlilikle ve maliyetlerini azaltarak gerçekleştirmek, tüm iş süreçlerinde doğru verilerle sağlıklı ve hızlı planlama yapabilmek ve müşteri ilişkilerini güçlendirmek için IFS uygulamalarıyla hayata geçirdiği ERP çözümüne güveniyor.
1991′den itibaren binek ve ticari araç yedek parça üretiminde iyi bir üne sahip olan Formpart Otomotiv’in devamı olarak 2007 yılında kurulan SIO Automotive, yeni Alman yönetimi ve İsviçre yatırımcıların desteğiyle konumunu daha da güçlendirerek müşterilerine hizmet veriyor. Çorlu’da 120 bin m2 alana sahip üretim ve satış tesislerinde 3000′den fazla süspansiyon ve yönlendirme yedek parçası üreten şirket, satış hizmetlerini ise Çorlu’daki birimlerinin yanı sıra İstanbul’daki ofisinden sürdürüyor. ISO 9001:2000 sertifikasına sahip olan SIO Automotive, ciro ve üretim adedi açısından Türkiye’de kendi sektöründeki ilk üç firma arasında yer alıyor.
Şirketin IT Müdürü Emre Karahan “SIO Automotive cirosunun büyük kısmını ihracattan elde ediyor” diyor. “Üretimimizin yüzde 96’sını tüm dünyada 42 ülkeye ihraç ediyoruz ve ihracat oranımızın bu kadar yüksek olmasını kalite anlayışımızın bir sonucu olarak görüyoruz. Bu ülkeler arasında baş sırayı alan Almanya alıyor: Almanya’daki ortağımız aracılığıyla bu ülkeye yaptığımız ihracat üretimimizin yüzde 65′ini buluyor. İhracat yaptığımız diğer ülkeler arasında ise İngiltere, İtalya gibi Avrupa ülkeleri baş sırayı alıyor.”
Emre Karahan, SIO Automotive’in seri üretim yapmayan, tamamen siparişe bağlı üretim yapan bir şirket olarak karmaşık bir üretim kaynakları planlaması sürecine sahip olduğunu şu sözlerle vurguluyor: “Standart bir üretim yapısına sahip olmadığımız, üretim planımızı tamamen almış olduğumuz siparişlere bağlı olarak oluşturduğumuz için, özelleştirilebilir ve açık yapıya sahip bir ERP çözümü kullanmamız gerekiyordu. Biz de araştırmalarımıza bu doğrultuda başladık.”
“SIO Automotive standart bir üretim yapısına sahip olmadığı, üretim planı tamamen siparişlere bağlı olarak oluşturulduğu için, özelleştirilebilir ve açık yapıya sahip bir ERP çözümü kullanmamız gerekiyor. Piyasadaki alternatif çözümler arasında yaptığımız değerlendirmede, IFS’in beklentilerimizi en iyi şekilde karşılayacak ERP uygulaması olduğuna karar verdik ve bugün geldiğimiz noktada doğru bir karar verdiğimizi görüyoruz.”
Emre Karahan
IT Müdürü / SIO Automotive
IFS ile Tanışma
SIO Automotive (o zamanki adıyla Formpart Otomotiv), 2000 yılı öncesinde üretim planlamasını yerli bir MRP yazılımı ile Microsoft Access’in ortak kullanımından oluşan bir uygulamayla gerçekleştiriyordu. Emre Karahan bu uygulamanın şirketlerindeki iş süreçleri açısından çok yetersiz olduğunu belirtiyor: “Veriyi bu MRP yazılımı üzerinde tutup istediğimiz raporları Microsoft Access üzerinden almaya çalışıyorduk. Ancak program istediğimiz pek çok şeyi yapmamıza izin vermiyordu; özellikle de fiili maliyetleri görmekte büyük sıkıntı çekiyorduk. Fiili maliyete geçmek için yazılımın üreticisiyle görüştük ancak bizim için bir çözüm üretemeyeceklerini anladık. Bu nedenle 2002 yılı sonunda bir arayışa girdik.”
Türkiye’deki yerli ve yabancı geliştiricilerin ERP çözümlerini inceleyen SIO Automotive yetkilileri, bu alternatiflerin özellikle fiili maliyet açısından beklentilerine cevap verip veremeyeceğini değerlendirmeye aldıklarını belirtiyorlar. Emre Karahan bu son derece önemli olduğunu belirtiyor ve şunları ekliyor: “Elbette her geliştirici kendi çözümünün fiili maliyetlerin çıkarılmasına yönelik özellikleri bulunduğunu ileri sürüyor; ancak bu özelliklerin ne şekilde olduğu da önemli. Yaptığımız değerlendirme sonucunda IFS’de karar kıldık, çünkü diğer çözümler beklentilerimizi karşılayamayacaktı. IFS’in ise özelleştirilebilir yapısı sayesinde, yapacağımız birkaç küçük değişiklikle istediğimiz gibi olacağını gördük.”
“IFS deneyimimiz sürekli iyiye gitti”
IFS Uygulamaları’nın 2002 sürümüyle işe başlayan SIO Automotive, öncelikle üretimi, ardından da stok yönetimi, satın alma, satış gibi üretime bağlı süreçleri devreye aldıktan sonra fiili maliyet sistemini de hayata geçirdi. Emre Karahan; “Bu sürümde İnsan Kaynakları, Kalite gibi yardımcı süreçleri kullanmadık. İlk projelerimizde stok yönetimi ve maliyet konusunda biraz zorlandık, çünkü bizim için yeni bir programdı ve eğitim alma şansımız olmamıştı. Ancak zaman içinde IFS uygulamalarını kullanmayı ve ihtiyaçlarımıza göre uyarlamayı öğrendik ve 2004 yılında belli bir noktaya geldik. 2004′te IFS, Türkiye’de kendi ofisini kurarak, destek kalitesini çok artırdı. Kısacası IFS ile deneyimimizin sürekli iyiye gittiğini görmekten mutluyuz.”
“İş süreçleri iyileşirken, stok maliyetleri düştü”
SIO Automotive ilk IFS projesiyle birlikte stok kontrolünde ve fiili maliyetlerinin takibinde önemli iyileştirmeler gerçekleştirdi. Şirketin Mali İşler Müdürü Ömer Öztürk bu konuda şöyle diyor: “IFS ile birlikte üretim sistemimiz de değişti ve yalın üretim sistemine geçtik. Böylece daha önce kullandığımız karmaşık sistemden kurtulduk. Bu bize önemli maliyet avantajları sağladı. Ayrıca durumumuzu da daha iyi değerlendirebilir hale geldik.”
SIO Automotive, gerçekleştirdiği IFS projeleriyle birlikte iş süreçlerini de etkili şekilde iyileştirmeye başladı. Emre Karahan, bunun en iyi örneğini stok yönetiminde gerçekleştirdiklerini belirtiyor: “Sipariş usulü çalıştığımız için çok nadir ürün stoğumuz oluyor ancak verilen siparişleri zamanında yetiştirebilmek için hammadde ve yarı-mamul stoklarımızın iyi yönetilmesi gerekiyor. Eskiden stok yönetimi bizim için gerçekten sıkıntılı bir iş süreciydi. FIFO (First in-First Out) sistemini tam uygulayamadığımız gibi stokta ihtiyaç duyduğumuz malzemeleri bulamadığımız durumlarla karşılaşıyorduk. IFS ile birlikte stok yönetiminde gerçek anlamda FIFO sistemine geçtik. IFS ile entegre olarak gerçekleştirdiğimiz bu süreç iyileştirmesi stoklarımızı tümüyle kontrol edebilmemizi sağladı ve bir iş disiplini getirdi. Ayrıca bütün stok işlemlerini el terminallerinden yapmaya başladık. Bu iyileştirmelerle stok maliyetlerini önemli ölçüde aşağı çekebildik.”
IFS Uygulamalarıyla birlikte SIO Automotive’in stokları tamamen sistemden kontrollü bir şekilde yönetiliyor. Bu sistemde depo görevlileri üretim departmanlarının talebiyle malzeme vermek yerine, tamamen sistemin rezerve ettiği malzemeyi verdiği için, malzeme akışı beklenmedik durumlarda inisiyatif kullanmayı gerektirmeyecek şekilde işliyor; hangi malzemenin hangi lotu kullanılması gerekiyorsa, o lot kullanılıyor.
“Tamamen entegre çalışan bir işletme”
Mali İşler Müdürü Ömer Öztürk, IFS Uygulamalarının SIO Automotive için sağladığı en büyük faydanın şirketi tam anlamıyla entegre bir işletme haline getirmesi olduğunu söylüyor: “Olaylara artık her açıdan bakabiliyoruz. Ben süreçlere bir finansçı gözüyle bakarken artık aldığım kararların satın alma ve satış bacaklarında etkilerinin ne olacağını da görebiliyorum. Bu bence IFS’nin en büyük artısı.”
Öztürk, IFS Uygulamalarıyla birlikte raporlamaları daha doğru ve sağlıklı alabildikleri için üst yöneticilerin şirketin vizyonunu daha doğru görebildiğini vurguluyor: “Özellikle sistemi oturttuğumuz 2004 yılından sonra her ürünümüzün standart maliyetini ürün bazında, alt bileşen bazında ve müşteri bazında analiz edebilir hale geldik. IFS öncesinde müşteriye bir fiyat vermek gerçekten sıkıntılıydı. Sistemdeki verilerden sorgulama yapılması gerekiyordu; bu veriler IT departmanından isteniyordu. IFS’in maliyet sistemi devreye girdikten sonra güvenilir verilerden yola çıkarak daha rahat fiyat verme olanağı bulduğumuz gibi, genel müdürümüz bile istediği an bir ürünün maliyetine bakabilir hale geldi.”
IFS 7 Sürümüne Geçiş
SIO Automotive 2007 yılında IFS Uygulamalarının yeni sürümü olan IFS 7′ye geçti. Emre Karahan, 2004 yılında çıkan IFS 2004 sürümünü atladıklarını, ancak IFS 7 ile birlikte iki sürüm üste çıkarak çok büyük bir aşama kaydettiklerini vurguluyor: “Bu sürümde çok büyük değişiklikler oldu. Biz yeni sürümü salt bir versiyon yükseltmesi olarak düşünmedik; yeni bir projeymiş gibi tüm süreçleri analiz ettik. Bu nedenle projenin başında bir aylık bir analiz çalışması gerçekleştirdik ve tüm departmanların işleyişlerini, ihtiyaçlarımızı, yapmak istediklerimizi not alarak bir kurulum gerçekleştirdik. Sürüm yükseltme projesine girerken öncelikli beklentimiz özellikle üretim planlama kısmında, sonlu kapasite planlaması dediğimiz, iş merkezlerinin hepsinin kapasitesine göre iş planlayacak bir yapı elde etmekti. Her bir iş merkezinin mevcut kapasitesinden fazla bir yük planlamayacağı, iş emirlerini de kapasitelerine göre planlayacağı bir sistem istiyorduk. IFS’de böyle bir özellik olduğunu biliyorduk. Yeni sürümle birlikte en büyük hedeflerimizden biri buna geçmekti.”
CBS Modülüyle Sonlu Kapasiteye Göre Planlama
SIO Automotive’in bu hedefi gerçekleştirmek için yeni sürümdeki sonlu kapasite çizelgeleme (CBS - Constraint Based Scheduling) modülünü devreye aldı. CBS modülüyle birlikte şirketin bütün iş merkezleri artık sonlu kapasiteye göre planlama yapıyor. Emre Karahan şöyle diyor: “Bu modül bize büyük avantajlar sundu. Hem daha sağlıklı, gerçekleştirilebilir hedeflerle üretim planı yapmamızı sağladı, hem de satın alma üretimden tetiklendiği için, aynı olumlu etki satın almaya da yansıdı. Böylece satın alma departmanından gerekenden fazla mal istemiyorsunuz; üretimde neyi planlamışsanız o kadar mal istiyorsunuz. Bu yaklaşım satın almayı da bir anlamda disipline sokuyor. Kısacası IFS’in iki taraflı çok olumlu etkileri oldu.”
CBS modülü, gecikmiş müşteri siparişlerinin (back-order) takibinde de SIO Automotive’e avantajlar sunuyor. Daha önce yeni siparişleri müşterilerine ne zaman göndereceğini sağlıklı hesaplayamadığı için erken teslim teyidi yapabilen, zamanında yetişmeyen siparişlerin birikmesi riskiyle karşılaşan şirket, CBS modülüyle birlikte siparişlerini daha sağlıklı planlamaya başladı. Emre Karahan, “Artık her hafta yeni gelen siparişlerimiz CBS’in planlamasından geçiyor ve müşteriye CBS’in bildirdiği tarihlere göre termin veriliyor” diyor. “Daha önce bu planlama çalışması manuel yürüyordu; sistemden aldığımız veriyle iş emirlerini Excel’de tablo haline getirerek kapasiteleri görmeye çalışıyorduk. Bu etkin bir yöntem değildi. CBS aracı ise bu planlamayı hem çok daha kısa sürede hem de daha doğru bir şekilde yapabiliyor. Ayrıca satın alma tarafını, yani bir malzemenin ne zaman geleceğini de göz önünde bulunduruyor. Yeni sürümün bize getirdiği önemli avantajlardan biri de bu oldu.”
Karahan, yeni sürümle birlikte fiili maliyet sistemini tamamen mali işler departmanının bünyesine devrettiklerini, ilgili departmanların ise standart maliyetlere bizzat bakarak, IT departmanına başvurmalarına gerek kalmadan fiyat verebilir hale geldiklerini de sözlerine ekliyor.
Verimliliği Artıran Yeni Modüller
SIO Automotive’in yeni sürümle birlikte kullanmaya başladığı bir diğer IFS modülü ise sevkıyat modülü. Daha önce paketleme ve sevkıyat yönetimini bir Microsoft Access programı yardımıyla gerçekleştiren şirket, yeni sürümde bu iş sürecini de IFS’in sunduğu entegre sistem içine aldı.
Bir diğer yenilik ise atölye raporlama modülü. Bu konuda IFS Uygulamalarıyla gelen standart raporlama aracını kullanmayıp IFS altyapısı üzerinde kendi geliştirmesini yapmayı tercih eden şirket, böylece yöneticilerin sürmekte olan işler hakkında anlık rapor alabilmesini sağladı. Emre Karahan bu konuda da şunları söylüyor: “Atölye raporlama modülümüz IFS altyapısı üzerinde olduğu için artık yöneticilerimiz hangi iş merkezinde, hangi işin yapıldığını anlık olarak görebiliyorlar; sabah işe geldiklerinde önceki geceki vardiyada toplam kaç saatlik iş yapıldığı, kaç saatlik iş duraklaması olduğu, nedenleri, ilgili operatörün kim olduğu gibi verileri alabiliyorlar. Eskiden kaç saatlik raporlama yapılacağı işçilerin inisiyatifindeydi ve yanlış veriler raporlanabiliyordu. Dolayısıyla bu modül verimliliğimizi artırmamız için gerekli olan veriyi sunuyor.”
SIO Automotive yeni sürümle birlikte hurda yönetimi sürecini de IFS sistemine entegre ederken, daha önceki sürümde kullanmadıkları Kalite modülünü de devreye aldı. Artık müşteri şikayetleri IFS’e girilerek, uygulanabilecek düzeltici ve önleyici faaliyetlerle ilgili kayıtlar IFS’de tutuluyor.
SIO Automotive’in ilgili mühendisleri, yeni sürümle birlikte gerekli eğitimleri alarak mühendislik modülünü de kullanmaya başladılar. Artık her yeni ürün, IFS’in Project Delivery modülüyle bir proje gibi ele alınırken, bu ürünlerin hammadde temini, teknik resimlerinin çizilmesi, üretilecek parçaların üretilmesi gibi aşamaları proje aktiviteleri olarak sistemden takip ediliyor. Böylece nihai ürün elde edilip numune olarak yollanıyor. Bu modül şirketin yeni ürün geliştirme süreçlerini ve ürün geliştirme maliyetlerini daha kolay ve sağlıklı takip etmesini sağlıyor. Ayrıca IFS 7 sürümüyle birlikte bordro modülünü kullanıma alınarak IFS İnsan Kaynakları departmanı tarafından da kullanılmaya başlandı.
Emre Karahan, IFS Uygulamalarının modüllerini en kapsamlı şekilde kullanan şirketlerden biri olduklarını söylüyor: “Bütçe modülünü kurduk, yakında kullanıma alacağız. Ayrıca müşteri ilişkileri her geçen gün önem kazandığı için CRM modülünü de devreye alabileceğimizi düşünüyorum.”
%100′e Varan Verimlilik Artışı
IFS Uygulamalarının SIO Automotive’e sağladığı ölçülebilir faydalar sorulduğunda, Ömer Öztürk “Cevabı çok açık: Verimliliğimiz %100 arttı” diyor. “Biz IFS ile çalışmaya başladığımızda şirketimizde 500 kişi vardı. Bugün aynı kapasiteyle aynı üretimi 237 kişiyle yapıyoruz.”
Öztürk, kendi departmanı açısından IFS’in sağladığı faydayı ise şöyle özetliyor: “10 günlük sürede geçmişe ait bütün raporlarımı hazırlayabiliyorum. Böyle bir hıza ulaşmak eskiden hayal bile edilemezdi. Üstelik bunu Mali İşler Departmanı bünyesinde yapıyor olmamız da önemli. Önceki versiyonda ay sonu raporlarını çıkarmak için maliyet hesaplamalarında IT departmanının desteğini istiyorduk. Artık IT desteği olmadan raporları tamamen departman içinde hazırlayarak yönetime sunacak hale geldik.”
Bugün SIO Automotive’deki beyaz yakalı çalışanların tamamının önünde bir IFS ekranı bulunuyor; ayrıca ağırlıklı olarak el terminalleriyle IFS’i kullanan mavi yakalı çalışanlarla birlikte, şirket çalışanlarının yarısı IFS kullanıcısı durumunda. Beş yıllık kullanım deneyimi ile IFS uygulamalarına tümüyle hakim olan, çeşitli modülleri ihtiyaçlarına göre özelleştiren ve IFS Türkiye ofisinin desteğiyle yeni sürüme geçen SIO Automotive’in yetkilileri, sağlanan verimlilik artışı ve maliyet tasarrufu ile doğru bir yatırım kararı verildiğinin çoktan kanıtladığını belirtiyorlar.
“IFS Uygulamalarıyla verimliliğimiz %100 arttı. IFS ile çalışmaya başladığımızda şirketimizde 500 kişi vardı. Bugün aynı kapasiteyle aynı üretimi 237 kişiyle yapıyoruz. 10 günlük sürede geçmişe ait bütün raporlarımızı hazırlayabiliyoruz. Böyle bir hıza ulaşmak eskiden hayal bile edilemezdi. Ayrıca ay sonu raporlarımızı IT departmanının desteğine gerek kalmadan tamamen Mali İşler departmanı bünyesinde hazırlayabiliyoruz.”
Ömer Öztürk
Mali İşler Müdürü / SIO Automotive
“IFS’nin 7 sürümündeki modüller bize büyük avantajlar sundu. Hem üretimde daha sağlıklı, gerçekleştirilebilir hedeflerle planlama yapmamızı sağladı, hem de satın alma üretimden tetiklendiği için, aynı olumlu etki satın almaya da yansıdı.”
Emre Karahan
IT Müdürü / SIO Automotive
“Sipariş usulü çalıştığımız için çok nadir ürün stoğumuz oluyor ancak verilen siparişleri zamanında yetiştirebilmek için hammadde ve yarı-mamul stoklarımızın iyi yönetilmesi gerekiyor. Eskiden stok yönetimi bizim için gerçekten sıkıntılı bir iş süreciydi. FIFO (First in-First Out) sistemini tam uygulayamadığımız gibi stokta ihtiyaç duyduğumuz malzemeleri bulamadığımız durumlarla karşılaşıyorduk. IFS ile birlikte stok yönetiminde gerçek anlamda FIFO sistemine geçtik. IFS ile entegre olarak gerçekleştirdiğimiz bu süreç iyileştirmesi stoklarımızı tümüyle kontrol edebilmemizi sağladı ve bir iş disiplini getirdi. Ayrıca bütün stok işlemlerini el terminallerinden yapmaya başladık. Bu iyileştirmelerle stok maliyetlerini önemli ölçüde aşağı çekebildik.”
Emre Karahan
IT Müdürü / SIO Automotive






